top of page

Kısa Süreli Çözüm Odaklı Terapi Eğitimi: Sorundan Çözüme Odaklanan Yapılandırılmış Bir Yaklaşım

1 gün önce
5 dakikada okunur

Psikolojik danışma ve terapi süreçlerinde her zaman geçmişte yaşanan sorunların ayrıntılı biçimde analiz edilmesi gerekmeyebilir.

Bazı danışanlar için asıl ihtiyaç; yaşadığı güçlüğün neden ortaya çıktığını uzun uzun konuşmaktan çok, “Buradan sonra ne yapabilirim?”, “Nelerin değişmesini istiyorum?” ve “Bende zaten işe yarayan hangi kaynaklar var?” sorularına cevap bulabilmektir.

Kısa Süreli Çözüm Odaklı Terapi, danışanın güçlü yönlerine, kaynaklarına, istisnalara ve ulaşmak istediği geleceğe odaklanan yapılandırılmış bir terapi yaklaşımıdır.

Nevin Dölek tarafından verilen Kısa Süreli Çözüm Odaklı Terapi Eğitimi, ruh sağlığı alanında çalışan profesyonellerin çözüm odaklı yaklaşımın temel mantığını anlamalarını ve görüşme süreçlerinde kullanılabilecek teknikleri uygulamaya dönüştürmelerini desteklemek amacıyla hazırlanmıştır.

Kısa Süreli Çözüm Odaklı Terapi Nedir?

Kısa Süreli Çözüm Odaklı Terapi yaklaşımında danışanın yalnızca problemi değil, problemin olmadığı veya daha az yaşandığı zamanlar da önemlidir.

Çünkü kişinin yaşamında sorun sürekli aynı yoğunlukta ortaya çıkmayabilir.

Bazen danışan:

  • Kaygısını daha iyi yönetebilir,

  • Ailesiyle daha sağlıklı iletişim kurabilir,

  • Öfkesini kontrol edebilir,

  • Motivasyonunu yeniden kazanabilir,

  • Zor bir durumla daha etkili baş edebilir,

  • Bir problemi daha önce kendi kaynaklarıyla çözmüş olabilir.

Çözüm odaklı yaklaşım bu istisnaları tesadüf olarak görmek yerine terapötik sürecin önemli bir parçası olarak değerlendirmeyi amaçlar.

Bu nedenle odak yalnızca:

“Problem neden ortaya çıktı?”

sorusunda değildir.

Bunun yanında:

“Ne farklı olduğunda işler daha iyi gidiyor?”

“Bu değişimin küçük bir kısmı bile gerçekleşse hayatında ne farklı olurdu?”

“Daha önce bunu nasıl başardın?”

gibi sorular da terapi sürecinin merkezine yerleşebilir.

Neden “Çözüm Odaklı”?

Bir danışan terapiye geldiğinde çoğu zaman problemini ayrıntılarıyla anlatabilir.

Neyin yanlış olduğunu bilir.

Neyin zor olduğunu bilir.

Nelerin yolunda gitmediğini de bilir.

Ancak danışanın çoğu zaman daha fazla desteğe ihtiyaç duyduğu alan şudur:

Peki bundan sonra ne olacak?

Çözüm odaklı terapi yaklaşımında terapist, danışanın problem anlatısını görmezden gelmez. Ancak görüşmenin tamamının sorun etrafında dönmesi yerine kişinin istediği değişimin daha görünür hale gelmesine yardımcı olur.

Bu açıdan terapi sürecinde hedeflerin belirlenmesi, danışanın sahip olduğu kaynakların fark edilmesi ve gerçekleştirilebilir küçük değişimlerin keşfedilmesi önem kazanır.

Kısa Süreli Çözüm Odaklı Terapi Eğitiminin Amacı Nedir?

Bu eğitimin temel amacı, katılımcıların çözüm odaklı terapi yaklaşımını yalnızca teorik düzeyde tanımaları değil, görüşmelerinde kullanabilecekleri bir düşünme ve müdahale çerçevesine dönüştürebilmeleridir.

Çözüm odaklı yaklaşımda bazen doğru soruyu doğru zamanda sorabilmek, uzun bir açıklamadan çok daha işlevsel olabilir.

Bu nedenle eğitim sürecinde yalnızca terapi yaklaşımının kuramsal temellerini öğrenmek değil;

danışanın hedeflerini netleştirebilmek, güçlü yönleri ortaya çıkarabilmek, istisnaları keşfedebilmek ve görüşmeyi çözüm diline taşıyabilmek önemlidir.

Eğitimde Hangi Konular Ele Alınabilir?

Programın ilan edilen içeriğine göre Kısa Süreli Çözüm Odaklı Terapi Eğitiminde şu temel konular ele alınabilir:

  • Kısa Süreli Çözüm Odaklı Terapinin temel ilkeleri

  • Çözüm odaklı terapötik görüşme yapısı

  • Danışanla hedef belirleme

  • Problem dilinden çözüm diline geçiş

  • Danışanın güçlü yönlerini ve kaynaklarını keşfetme

  • İstisna soruları

  • Mucize sorusu

  • Ölçeklendirme soruları

  • Başa çıkma soruları

  • Gelecek odaklı sorular

  • Küçük ve ulaşılabilir hedeflerin oluşturulması

  • Danışanın ilerlemesini görünür hale getirme

  • Terapötik iş birliğini güçlendirme

  • Farklı danışan gruplarında çözüm odaklı yaklaşım

  • Vaka örnekleri ve uygulamalar

Kesin eğitim içeriği, programın resmi eğitim duyurusu üzerinden değerlendirilmelidir.

Mucize Sorusu Neden Bu Kadar Bilinir?

Çözüm odaklı terapi denildiğinde en çok bilinen tekniklerden biri mucize sorusudur.

Ancak bu teknik yalnızca danışana “Bir mucize olsa ne olurdu?” diye sormaktan ibaret değildir.

Temel amaç danışanın istediği geleceği mümkün olduğunca somutlaştırabilmesine yardımcı olmaktır.

Örneğin danışan:

“Daha mutlu olmak istiyorum.”

dediğinde terapötik açıdan önemli olan bu ifadenin günlük yaşamda ne anlama geldiğini keşfetmektir.

Sabah uyandığında ne farklı olur?

Evde nasıl davranır?

İnsanlarla iletişiminde ne değişir?

Yakınları ondaki değişimi nasıl fark eder?

Bugün bu değişimin küçük bir parçası gerçekleşmiş olsa bunu nereden anlayabilir?

Bu tür sorular soyut hedeflerin gözlemlenebilir ve uygulanabilir hale gelmesine yardımcı olabilir.

Ölçeklendirme Soruları Nasıl Kullanılır?

Çözüm odaklı terapide sık kullanılan araçlardan biri de ölçeklendirme sorularıdır.

Örneğin:

“0 ile 10 arasında düşündüğünde bugün kendini nerede görüyorsun?”

Danışan “4” dediğinde görüşme yalnızca neden 4 olduğuna odaklanmaz.

Aynı zamanda:

“Neden 2 değil de 4?”

sorusu da sorulabilir.

Bu küçük yön değişikliği önemlidir.

Çünkü danışanın şu anda sahip olduğu kaynakları, yaptığı işe yarar şeyleri ve bugüne kadar nasıl dayanabildiğini fark etmesine yardımcı olabilir.

Ardından:

“4'ten 5'e çıkman için küçük olarak neyin değişmesi gerekir?”

gibi bir soruyla terapi, soyut bir değişim isteğinden daha uygulanabilir bir adıma doğru ilerleyebilir.

İstisnaları Görmek Neden Önemlidir?

Bir problem danışanın hayatında güçlü biçimde yer alıyor olabilir.

Ancak çoğu zaman problem her zaman, her yerde ve aynı şiddette yaşanmaz.

Örneğin sosyal kaygı yaşayan biri bazı ortamlarda daha rahat olabilir.

Öfkesini kontrol etmekte zorlanan biri bazı durumlarda kendisini durdurabiliyor olabilir.

Motivasyon problemi yaşayan biri belirli zamanlarda görevlerini sürdürebiliyor olabilir.

Çözüm odaklı terapist bu farklılıkları araştırır:

“O gün ne farklıydı?”

“Sen neyi farklı yaptın?”

“Bunun tekrar gerçekleşmesi için neler mümkün olabilir?”

Bu sorular danışanın kendi yaşamında zaten mevcut olan işlevsel davranışları daha görünür hale getirebilir.

Terapistin Rolü Nedir?

Çözüm odaklı yaklaşımda terapistin rolü danışanın hayatı hakkında en doğru cevabı bilen kişi olmak değildir.

Terapist danışanın kendi yaşamına ilişkin bilgi ve deneyimini önemser.

Bu nedenle terapötik görüşme çoğu zaman danışana tavsiye vermekten çok, danışanın kendi kaynaklarını ve çözüm olasılıklarını keşfetmesine yardımcı olacak soruların oluşturulmasına dayanır.

Bu yaklaşım terapistin merak eden, dinleyen, danışanın kaynaklarını fark eden ve değişimi görünür hale getiren bir pozisyonda bulunmasını gerektirir.

Kısa Süreli Olması “Kolay Terapi” Anlamına Gelmez

“Kısa süreli” ifadesi zaman zaman yanlış anlaşılabilir.

Bir terapinin kısa süreli olması, terapistin daha az beceriye ihtiyaç duyduğu veya sürecin yüzeysel yürütüldüğü anlamına gelmez.

Tam tersine sınırlı görüşme süresini etkili kullanabilmek;

iyi dinleme, hedef belirleme, doğru soru oluşturma, danışanın kaynaklarını fark etme ve terapötik ilişkiyi yönetme becerilerini gerektirir.

Bu nedenle çözüm odaklı yaklaşımda kullanılan teknikleri ezberlemekten çok, yaklaşımın düşünme biçimini öğrenmek önemlidir.

Kimler İçin Uygun?

Kısa Süreli Çözüm Odaklı Terapi Eğitimi, ruh sağlığı ve psikolojik danışmanlık alanında çalışan veya mesleki gelişimini bu yönde sürdürmek isteyen profesyoneller tarafından değerlendirilebilir.

Özellikle;

psikologlar, psikolojik danışmanlar ve ilgili alanlarda çalışan ruh sağlığı profesyonelleri için çözüm odaklı yaklaşım, mesleki araç repertuvarını genişletebilecek yaklaşımlardan biridir.

Katılım ve uygulama açısından mesleki unvan, temel eğitim, yürürlükteki mevzuat, etik ilkeler ve kişinin yetkinlik sınırları ayrıca dikkate alınmalıdır.

Neden Uygulamalı Bir Eğitim Önemlidir?

Çözüm odaklı terapi tekniklerini kitaplardan okumak mümkündür.

Ancak bir danışan karşınıza oturduğunda soru şudur:

Hangi soruyu ne zaman soracağım?

Ölçeklendirme sorusu nerede kullanılmalı?

Mucize sorusunun ardından nasıl ilerlenmeli?

Danışan “Bilmiyorum” dediğinde ne yapılmalı?

Hedef çok genel kaldığında nasıl somutlaştırılmalı?

Danışan sürekli problem anlatısına dönüyorsa görüşme çözüm odağına nasıl taşınmalı?

Mesleki uygulamada asıl öğrenme ihtiyacı çoğu zaman burada ortaya çıkar.

Bu nedenle örnek vakalar, soru oluşturma çalışmaları ve uygulama üzerinden ilerleyen eğitimler, teorik bilginin terapötik görüşmeye aktarılmasına yardımcı olabilir.

Nevin Dölek ile Kısa Süreli Çözüm Odaklı Terapi Eğitimi

Çözüm odaklı yaklaşımı mesleki çalışmalarınıza dahil etmek, terapötik görüşmelerinizde farklı soru tekniklerinden yararlanmak ve danışanın kaynaklarını merkeze alan bir görüşme çerçevesi geliştirmek istiyorsanız Nevin Dölek ile Kısa Süreli Çözüm Odaklı Terapi Eğitimi programını inceleyebilirsiniz.

Eğitim programı hakkında;

eğitim tarihleri, ders içeriği, katılım koşulları, eğitim modeli, ücret ve kayıt bilgilerine eğitim sayfasından ulaşabilirsiniz.

KISA SÜRELİ ÇÖZÜM ODAKLI TERAPİ EĞİTİMİ

Eğitmen: Nevin Dölek

👉 EĞİTİM PROGRAMINI İNCELE VE KAYIT OL

KISA SÜRELİ ÇÖZÜM ODAKLI TERAPİ EĞİTİMİ (13)
FromTRY 6,750.00
6 Ekim 2026 19:00 – 8 Ekim 2026 23:00ZOOM
Hemen Kaydol

Yorumlar

5 üzerinden 0 yıldız
Henüz hiç puanlama yok

Puanlama ekleyin
bottom of page